CHP Genel Başkanı Özgür Özel, TİP Milletvekili Can Atalay dosyasının yeniden Yargıtay'a gönderilmesine tepki gösterdi.

 

Özgür Özel, Sosyal Demokrasi Derneği'ni ziyaret ederek açıklamalarda bulundu. sözcü.com’un aktardığı bilgiye göre, Can Atalay için Anayasa Mahkemesi tarafından ikinci kez verilen ihlal kararına değindi. Yeni asgari ücreti ve AKP Genel Merkezi'nde yapılan görüşmeyi eleştirdi.

Özel yaptığı konuşmada:

“Artık Türkiye'de hukukun üstünlüğünden, kuvvetler ayrılığından bahsetmek için hiçbir gerekçe kalmadı. Artık bunu iktidara müzahir hiç kimse tutup da 'Türkiye'de hukuk var' demesin. Bir anayasamız var, bu bir toplum sözleşmesi. Anayasada, Anayasa Mahkemesi kararlarının herkes için, tüm gerçek ve tüzel kişiler için, yasama-yürütme ve yargı organları için bağlayıcı olduğunu söylüyor. Gerekçeli karar yayımlandıktan sonra uygulanır. AYM, Can Atalay ile ilgili son kararını oy çokluğuyla aldı ama yerel mahkemeye bildirirken oy birliğiyle gereğini yapmak üzere bildirdi. Yani AYM'de Can Atalay kararına katılmayan üyeler dahi kararın uygulanmak üzere yerel mahkemeye yollanmasına oy birliğiyle karar verdiler. Aksi anayasayı inkâr olur. Yerel mahkeme AYM'ye direnemez, direniyorsa talimatlandırılmıştır.

Bu talimat kuvvetler ayrılığını hiçe sayan yürütme organının başı tarafından verilmiştir. Bunun aksini kim iddia ediyorsa milletin gözünün içine baka baka yalan söylüyordur. Bugün yapılan iş belki madden değil manen kadının satın alınmasıdır. Manen, mahkemenin iradesinin yürütmenin başı tarafından ele geçirilmesidir. Çünkü Gezi davası onun kişisel husumet meselesidir. Türkiye'de kimin hapse gireceğine dünya liderimiz, kimin hapisten çıkacağını dünyanın öbür liderleri karar veriyor.

Papaz'ı bir telefonla Oval Ofis'e uçuran, Merkel'in bir telefonuyla Deniz Yücel'i bırakan birisi bugün dünya liderlerinden telefon gelse Can Atalay'ı bırakır ama Türkiye'nin buna ihtiyacı yok. Türkiye'nin hukukun uygulanmasına ihtiyacı var. Yapılan iş düpedüz darbe girişimidir. Hatay halkına 'Sen milletvekili seçemezsin, son kararı ben veririm' diyorlar. Bu bir darbedir. Hepimize birden 'Anayasanın bir hükmü yok bu ülkeyi yönetenin kendi kafasına göre bir anayasası var' diyorlar. Buna bütün Türkiye direnmelidir. Kadı satın alınırsa adalet ölür, bugün adalet ölmüştür. 'Adalet ölürse yakında devlet ölür' diyor Fatih Sultan Mehmet. 

Asgari ücretin kaç lira olduğundan çok bugün neyi satın aldığı, seneye bugün neyi satın alacağıyla ilgilenmek lazım. Büyük bir kandırmaca ile karşı karşıyayız. Verilen zam son 6 aydaki enflasyonu telafi eden bir zamdır. Asgari ücretin en az üç ayda bir yeniden belirleneceğinin taahhüdünün verilmesi gerekir. Çünkü inanılmaz bir hayat pahalılığı var. Bunlar bir sene zam yapmayacaklarını söylüyorlar. Bu kadar yüksek enflasyonun olduğu bir ülkede asgari ücretin en az üç ayda bir güncellenmesi lazım. 

Komisyonun tarafsızlığına gölge düşürdü. Ayrıca Erdoğan komisyonu kendi siyasi çalışması için araçsallaştırmıştır. Komisyonu siyasetine alet etti.” dedi.